Sürdürülebilirlik Nedir?

Sürdürülebilirlik Nedir?

Sürdürülebilirlik günümüzün en popüler trendlerinden biri. Peki sürdürülebilirliğe ne kadar hakimiz? Britannica, sürdürülebilirliği bir topluluğun, bir dizi sosyal kurumun veya toplumsal uygulamanın uzun vadeli devamlılığı olarak tanımlıyor. Genel olarak sürdürülebilirlik, mevcut kişilerin çevresel ve ekonomik eylemlerinin gelecekteki kişilerin benzer düzeyde zenginlik, fayda veya refahtan yararlanma fırsatlarını azaltmadığı nesiller arası bir etik biçimi olarak açıklanabilir. [1] Sürdürülebilirlik; sadece çevresel yönle sınırlı kalmayıp sosyal ve ekonomik yönden de katmanları bulunan kompleks bir kavramdır. Çevresel sürdürülebilirlikte kaynakların sürdürülebilir kullanımı, biyoçeşitliliğin korunumu, karbon ayak izinin azaltılması, enerji ve suda tasarruf ve geri dönüşüm tarzı hamleler ile bütüncül bir yaklaşımla ekosistemin korunumu amaçlanmaktadır. Sosyal açıdan toplumsal cinsiyet eşitliği, fırsat eşitliği, kapsayıcılık, eğitim ve sosyal adalet gibi hayatımızın her alanında karşılaştığımız sorunlara çözüm bulmayı amaçlamaktadır. Ekonomik açıdan ise kalkınmayı kaynakları koruyarak sağlamayı ve refahı yükseltmeyi amaçlamaktadır. Döngüsel ekonomi, yeşil yatırımlar, sürdürülebilir finansman ve adil ticaret gibi başlıklar bu yaklaşımda önemli bir yer tutmaktadır. 

Figure 1.  Sürdürülebilirliğin Üç Ana Başlığı [2] 

Son 10 yılda Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, Paris İklim Anlaşması ve bu bağlamda Science Based Targets ve Avrupa Yeşil Mütabakatı gibi adımlarla insanlığın iklim krizinin etkilerine karşı önlemler almaya çalıştığını görmekteyiz. Değişen trendlerle birlikte müşterilerin tarafından şirketlerin sürdürülebilirlik alanında yaptıkları faaliyetlere olan ilginin arttığını görmekteyiz. Şirketler ESG, O-LCA ve GRI gibi raporlamalarla şeffaf bir şekilde hem çevresel hem ekonomik hem de sosyal anlamda kurumsal sürdürülebilirlik faaliyetlerini belirli periyotlarla paydaşlarıyla paylaşmaktalar. Kurumsal sürdürülebilirlik kadar ürün ve hizmet sürdürülebilirliği de günümüzün olmazsa olmaz sürdürülebilirlik alt başlıklarından. Bir ürünün ya da hizmetin beşikten mezara yaklaşımıyla bütün çevresel etkilerinin analizi için Yaşam Döngüsü Değerlendirilmesi (LCA), BREEAM ve LEED gibi sürdürülebilir yapı sertifikalandırmaları için Çevresel Ürün Beyanları (EPD), insan sağlığı için daha az zararlı kimyasal içerdiğini ve daha sürdürülebilir olduğunu gösteren AB Yeşil Etiket’i gibi hizmetlerle ürün sürdürülebilirliğinin ölçümü bir gereklilik. 

Paris Anlaşması ile sıcaklık artışlarını 1,5 °C ile sınırlandırması ve Avrupa’nın Yeşil Mütabakat kapsamında 2050’de Dünya’nın ilk iklim-nötr kıta olması gibi hedefleri gerçekleştirebilmek için bir an önce somut önlemlerin hayata geçirilmesi şart. “Al, kullan ve çöpe at” ‘a dayalı lineer ekonomi yaklaşımı yerine çıkan atığın başka yerlerde değerlendirildiği bir döngüsel ekonomi modeline geçiş, enerjide fosil yakıt kullanımının azaltılarak karbonsuzlaşmanın sağlanması, karbon yakalama ve yeşil hidrojen gibi sera gazı emisyonlarının azaltımında büyük katkı sağlayabilecek teknolojilere yatırımların arttırılması ve yeşil ekonomi / mavi ekonomi modellerinin benimsenmesi bu kapsamda atılabilecek en önemli adımlardan birkaçıdır. 

Kurumsal yapılar kadar bireylerin de sürdürülebilirliği sağlayabilmesi önemli. Sürdürülebilir bir yaşamın sağlanabilmesinin ilk yolu “ihtiyaçlarımızı ve önceliklerimizi” tanımlamaktan geçmekte. Tüketim çılgınlığına bir son vermeliyiz. Birleşmiş Milletler raporlarına göre dünyadaki nüfusun %20’si halihazırdaki dünya kaynaklarının %86’sını tüketiyor. Bu soruna karşı bir çözüm oluşturabilmek adına önce kendimizden başlayarak çevremize sürdürülebilir bir yaşam bilinci aşılamak en önemli sorumluluğumuz. Peki neler yapabiliriz? Tek kullanımlık plastikleri hayatımızdan çıkararak, duş alırken ve lavaboyu kullanırken su israfından kaçınarak, atıklarımızı olabildiğince ayrıştırıp geri dönüşüme katkı sağlayarak ve ulaşımda daha fazla toplu taşıma kullanarak daha sürdürülebilir bir yaşam sürebiliriz.  

Devletler, şirketler ve bireyler yani toplumu oluşturan bütün yapıtaşları olarak gelecek nesillere iyi bir Dünya bırakabilmek için “etkimizi bilmeli” ve sürdürülebilirlik yaklaşımını yaşamımızın her noktasına yansıtmalıyız. 

 

Kaynaklar: 

[1]: Meadowcroft, J. (2022, Ocak 27). Encyclopædia Britannica Website. Retrieved from Sustainability: https://www.britannica.com/science/sustainability 

[2]: Purvis, B., Mao, Y., & Robinson, D. (2019). Three Pillars of Sustainability: In Search of Conceptual Origins. Sustainability Science, 681-695.